Gennaration: siyasi tarihimizde bir ilk: sosyal medyada seçim kampanyası

Son genel seçimler, Türk siyasi tarihinde ilklerin yaşandığı bir süreç oldu. Siyasi reklam yasağının kalkmasıyla partiler, televizyon reklamları, gazete ilanları vermenin yanı sıra sosyal medya kampanyaları da düzenlediler.

Bu seçimlerde partilerin iletişim stratejileri, mecra tercihleri, marka konumlandırma yaklaşımları gibi pek çok konunun ayrı ayrı vaka analizi halinde incelenebileceği ilkler yaşandı. Ve sonuçta, marka değeri artık yerleşmiş olan AKP, bütün iletişimini istikrar üzerinden yaparak mutlu sona ulaştı.

CHP, bir nevi, relansman kampanyası düzenleyerek, ‘Yeni CHP’ markasını sunmaya çalıştı. Yeni CHP markasının konumlandırmasını etkin şekilde yapabilmek için tüm yenilikçi yaklaşımları da iletişimine taşıdı. Reklam filmleriyle değiştiğini ve daha önceki dönemlerde seçmenlerin zihninde belirli bir kesimin partisi olduğu yönünde yerleşmiş olan algıyı kırmayı başaran CHP, “herkes için” bir parti olacağı vaadini bütün iletişimiyle destekledi. Şimdi partinin bir dönem boyunca bu vaatlerini göstermesi ve algıyı sağlamlaştırması gerekiyor. Bunu da başarırsa bir sonraki dönem… Neden olmasın?

CHP bu yenilikçi yaklaşımını en başarılı şekilde sosyal medyada gösterdi. Sosyal medya kullanıcıları ile CHP arasında bir iletişim merkezi gibi hazırlanan, sosyal medyanın şeffaf yapısının parti ile sosyal medya kullanıcıları arasında bir bağ oluşturması için tasarlanan seffafsayfa.org, Facebook, Twitter ve Friendfeed mecralarındaki iletişimi tek merkezde toplayarak siyasi iletişime büyük bir dinamizm kattı. Kullanıcılar ve parti yöneticileri arasında doğrudan bir iletişim kurulmasını sağladı ve kullanıcıların soruları birinci ağızdan yanıtlanabildi.

Şeffaf Sayfa’nın dışında Facebook’ta “Bir Islık da Sen Çal” kampanyası için bir uygulama hazırlandı. Bu uygulamada kullanıcılar Türkiye haritası üzerinden seçtikleri bir şehrin üzerine tıklayarak 10 saniye boyunca ıslık çalma butonuna basıyorlar ve o şehre belli bir desibel ses kazandırıyorlar. En çok ıslık çalınan şehrin rengi kırmızıya dönüyor ve şehirler arasında tatlı bir rekabet oluşuyor. Aylık ortalama 50 bin ziyaretçiye ulaşan uygulama sayesinde Facebook kullanıcıları siyasi iletişime eğlenceli bir şekilde katkıda bulundular. Genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu da Facebook sayfasındaki 1,5 milyon takipçiyle dünyada en çok takip edilen liderlerden biri.

HerkesicinCHP Youtube kanalı da parti iletişiminin önemli bir merkeziydi. Bu kanalda 45 film yayımlandı ve toplamda 862.000’den fazla kez izlendi. Televizyon reklam filmlerinin yanı sıra CHP Sosyal Medya Ekibi’nin hazırladığı iki video da burada yayımlandı. Videolar yayımlandıkları ilk günden başlayarak çeşitli rekorlara imza attı. İlk videoları olan “Kamyoncunun Gerçekleri”, AKP’nin Bolu Dağı Tüneli hakkındaki reklam filmine karşılık, 24 saat içerisinde hazırlanarak internette yayımlandı. Film, ilk günde 80.000’den fazla kez izlendi.

İkinci film de yine bir anti-kampanya olarak “Bir Daha” reklam filmine cevaben hazırlandı. AKP’nin “Bir Daha” sloganına karşılık “Tövbe Bi Daha” başlığıyla yayımlanan video, ilk 24 saatte 120.000’den fazla kişi tarafından izlendi. 48 saat içinde dünyada “haberler ve politika” kategorisinde en çok izlenen ikinci video, en çok oy verilen 61. video ve en çok favorilere eklenen 38. video oldu. Seçim iletişiminin devam ettiği son hafta HerkesicinCHP Youtube kanalı dünyada en çok takip edilen 49. Youtube kanalı oldu.

CHP’nin sosyal medya iletişimi Facebook ve Youtube’un yanında Twitter’da da yoğun bir şekilde devam etti. Seçim kampanyası süresince, Twitter’da CHP hakkında yapılan konuşmaların %87’si olumlu oldu. @HerkesicinCHP hesabının önderliğinde başlatılan beş konu başlığı, Türkiye’de en çok konuşulan konu başlıklarıydı.

CHP’nin ana merkezi olan chp.org.tr websitesi de basında çıkan haberlerde en çok beğenilen, en kullanışlı ve sosyal paylaşıma en uygun site olarak yorumlandı. Özellikle, Şeffaf Sayfa, yayına başlamasının ardından pek çok gazete ve dergide haber oldu.

CHP, genç seçmenle iyi iletişim kurabilmek için interneti hızlı, dinamik ve etkin şekilde kullanması gerektiği öngörüsüyle hareket ederek, planlı programlı ve hedef kitlesiyle samimi bir iletişim kurabilecek bir strateji takip etti. Bunun sonucunda da genellikle sandığa gidip vatandaşlık görevini yapmaktan imtina eden, apolitik yeni nesil ile bir bağ kurdu. Bu bağ, sandıklardaki genç oyların yükselişine bakıldığında başarılı biçimde kurulmuş gibi görünüyor.

Bu seçimlerde ilk kez sosyal medyada bir seçim kampanyası izledik. Ve bu kampanya örneğine bakacak olursak bir sonraki seçimde ne olacak diye meraklanmamak elde değil.

Yazıyı Gennaration’da okuyabilirsiniz.

I see things that are not there--yet.