participation and activism

Online aktivizm: imzamı attım, işim bitti!

participation and activism

Uzun zamandır blogumu ihmal ediyordum. Fırsattan istifade, zamana işaret koymak ve söylediğim bazı şeyleri yazıya dökmek için tekrar bu alışkanlığı kazanmaya çalışıyorum.

Son zamanlarda, yoğunlukla yeni medya aktivizmi ve imza kampanyaları hakkında konuşmalar yapıyorum. Bu konuşmalarda sıklıkla karşılaştığım bir soru var: bir kampanyayı imzalıyoruz ve işimiz bitiyor.

Hayır, aslında online imza kampanyasını imzaladığınızda veya aktivizm ile ilgili bir facebook sayfası, bir twitter hesabı takip ettiğinizde veya başka bir şekilde online bir harekete dahil olduğunuzda işiniz başlıyor. Bitmiyor.

Kısaca söylemek gerekirse, imza bir sonuç değil, bir başlangıçtır. Bir imza kampanyasını imzaladığınız anda o hareketin bir parçası haline gelirsiniz. O hareketin devamında olan gelişmelerden sürekli haberdar edilirsiniz, gerekli olduğunda başka biçimlerde desteğiniz istenir (gösteriye katılmak, bir kuruma telefon etmek, mektup göndermek, eposta göndermek, twitter/facebook sayfalarına yorum yapmak, vb.) ve gitgide bu hareket ile ilgili bilginiz, ilginiz, sorumluluğunuz artar. Dolayısıyla, zihninizde ve gönlünüzde o konu daha fazla yer işgal etmeye ve hayatınızda daha önemli hale gelmeye başlar.

Bunu yeni medya iletişiminin beraberinde getirdiği sürdürülebilir iletişimin bir etkisi olarak düşünebiliriz. Çünkü benzer biçimde, bir facebook sayfasını beğendiğinizde, bir twitter hesabı takip ettiğinizde artık o kanaldan yapılan iletişim hayatınızın bir parçası haline gelmeye başlar. Günlük bilgi akışınız içerisinde yerini alır ve siz iptal etmedikçe de algısal alanınızdaki varlığını sürdürmeye devam eder.

Bu konuda, Georgetown Üniversitesi ve Ogilvy Mather Worldwide PR ajansının birlikte yürüttükleri Kasım 2010 tarihli “The Dynamics of Cause Engagement” (Mücadele Alanı Katılımının Dinamikleri) araştırmasında bunu destekler nitelikte bulgular var.

Bu araştırma sonuçlarına göre, bir mücadele alanı ile geleneksel medya kanalları aracılığı ile katılım gösterenlere kıyasla yeni medya kanalları aracılığıyla katılım gösterenler,

  • İki kat fazla, gönüllü olarak zamanını vermeye;
  • İki kat fazla, yürüyüş ve etkinliklere katılmaya;
  • İki kattan daha fazla, mücadele alanını destekleyen markalardan ürün ve hizmet satın almaya;
  • Üç kat daha fazla, mücadele alanı için başkalarının bağışta bulunması için çaba sarf etmeye;
  • Dört kattan daha fazla, başkalarının bir kampanyayı imzalaması veya siyasi temsilcileriyle iletişime geçmeleri için cesaretlendirmeye; yatkın oluyorlar.

Bu sonuçlardan görebileceğiniz üzere, yeni medya iletişiminin süreğen ve sürdürülebilir yapısı iletişime geçen ve katılım gösteren insanların bu iletişim sonucunda katılım gösterdikleri mücadele alanı hakkında daha hassas ve duyarlı birer kişi haline dönüşüyorlar.

Sonuç olarak, bu kişilerin düşünceleri ve davranışları da değişiyor. Aynı araştırmada çıkan önemli sonuçlardan birisi de bunu destekler nitelikte:

  • Araştırmaya katılanların yarısından çoğu, bir mücadele alanına dahil olduktan sonra düşünce ve davranışlarının değiştiğini;
  • Araştırmaya katılanların yarıya yakını ise, bir mücadele alanına dahil olduktan sonra oy verme davranışlarının değiştiğini belirttiler.

Bütün bu söylediklerime bakarak şunları söyleyebiliriz: Yeni medya üzerinden aktivizme katılmak, bir sonuç değil, bir başlangıçtır. İnsanların imza kampanyalarına imza atmalarını küçümsenecek, tembelce davranışlar olarak görmek yerine; dünyayı daha iyi bir yer yapmak için mücadele edecek bir kişinin ilk adımı ve bu düşünce sistemine giriş kapısı olarak görebiliriz. Eğer duruma bu açıdan bakacak olursak, gelecekte yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde karar verme aşamalarına daha fazla katılım gösterebilmek için, bu konulara ilgi duyan ve, şu an için, yetersiz de olsa yapılan iyi niyetli hareketleri teşvik etmek gerekir.

Bugün imza kampanyasına imza atan insanlar, yarının bağışçıları, gönüllüleri ve geleceği inşa edecek kişiler olacaklar. Zihinlerinde açılan o umut kapısını kapatmayın.

I see things that are not there--yet.

Leave a Reply